Antidepresanların Fiziksel Etkileri İlk Kez Sıralandı

Antidepresanların Fiziksel Etkileri İlk Kez Sıralandı
King’s College London ve Oxford Üniversitesi araştırmacıları, antidepresanların fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini ilk kez kapsamlı biçimde karşılaştırdı. 58 binden fazla hastayı kapsayan 151 çalışmanın analizine göre, bazı ilaçlar ilk sekiz haftada kalp atış hızını dakikada 21 vuruya kadar değiştirebiliyor veya 2 kiloya varan kilo artışı yaratabiliyor. Bulgular, The Lancet dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, bu farkların hastaların tedaviye devam etme isteğini ve genel sağlık durumlarını ciddi biçimde etkileyebileceğini vurguladı.


İncelemelere göre, agomelatin kullananlar ortalama 2,4 kg verirken, maprotiline kullananlar yaklaşık 2 kg aldı. Kalp ritmi açısından fluvoxamine kalp atışını yavaşlatırken, nortriptyline hızlandırdı. İki ilaç arasında 21 bpm fark gözlendi. Aynı zamanda kan basıncı farkı bazı ilaçlar arasında 11 mmHg’ye kadar çıktı. Uzmanlar, bu farklılıkların uzun vadede kalp krizi veya felç riskini artırabileceğini belirtiyor.


Uzmanlar, antidepresan seçiminin hastanın sağlık geçmişine ve önceliklerine göre yapılması gerektiğini söylüyor. Örneğin, kilo almaktan kaçınan bir hastaya sertralin veya agomelatin önerilirken, yüksek tansiyonu olan biri için citalopram veya escitalopram daha uygun. Kolesterol sorunu olanlar için ise venlafaxine ve paroxetine’den uzak durulması tavsiye ediliyor. Araştırmacı Dr. Toby Pillinger, “Bu veriler, hastaların doktorlarıyla birlikte tedavi kararına daha aktif katılmalarını sağlayacak.” dedi.


Araştırma, en sık reçete edilen antidepresan grubu olan SSRI’ların (seçici serotonin geri alım inhibitörleri) genellikle daha az fiziksel yan etki yarattığını ortaya koydu. Fluoxetine (Prozac), kan basıncını artırsa da kilo düşüşüyle ilişkilendirildi. Ancak uzmanlar, “iyi” veya “kötü” ilaç ayrımının basitleştirici olacağını, bazı ilaçların örneğin uyku ve ağrı gibi farklı semptomlara da iyi geldiğini belirtiyor.


Oxford Üniversitesi’nden Prof. Andrea Cipriani, İngiltere’de reçetelerin %85’inin yalnızca üç ilaçla (citalopram, sertraline, fluoxetine) sınırlı olmasının, kişiye özel tedavi ihtiyacını gölgelediğini söyledi. Araştırma ekibi, doktorların ve hastaların birlikte en uygun ilacı seçmesine yardımcı olacak ücretsiz bir çevrim içi araç geliştirmeye hazırlanıyor.


Mevcut bulgular sekiz haftalık tedavi sürecini kapsıyor, ancak uzmanlar bu değişimlerin uzun vadede de sürebileceğini düşünüyor. Bath Üniversitesi’nden Dr. Prasad Nishtala, “Gerçek hayatta hastalar aylarca veya yıllarca bu ilaçları kullanıyor. Bu nedenle fiziksel etkilerin birikimli riskleri daha yüksek olabilir,” diyerek dikkat çekti. Araştırmacılar, gelecekteki çalışmalarla bu uzun vadeli etkileri netleştirmeyi planlıyor.


Bu haberi paylas:
Paylas