Çocukluktaki DEHB Belirtileri On Yıllar Sonra Fiziksel Hastalık Olarak Dönebilir

Çocukluktaki DEHB Belirtileri On Yıllar Sonra Fiziksel Hastalık Olarak Dönebilir
University College London (UCL) ve Liverpool Üniversitesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, çocukluk döneminde yüksek DEHB belirtileri gösteren bireylerin, orta yaşlara geldiklerinde ciddi fiziksel rahatsızlıklar ve engellilik riskiyle çok daha fazla karşılaştığını kanıtladı. 10 binin üzerinde katılımcının doğumdan 46 yaşına kadar takip edildiği çalışma, zihinsel süreçlerin fiziksel sağlığa nasıl "miras" kaldığını gözler önüne seriyor.


Araştırma verilerine göre, 10 yaşında odaklanma güçlüğü, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik puanları yüksek olan çocukların, 46 yaşına geldiklerinde iki veya daha fazla kronik hastalığa (multimorbidite) sahip olma olasılığı %14 daha fazla çıkıyor. Bu bireylerin yetişkinlik döneminde diyabet, migren, epilepsi, kanser ve sindirim sistemi sorunları gibi ciddi sağlık problemleri bildirme oranlarının, DEHB belirtisi az olan akranlarına göre belirgin şekilde yüksek olduğu saptandı. DEHB’nin yarattığı günlük stres ve organizasyonel zorlukların, on yıllar içinde vücut üzerinde kümülatif bir hasar bıraktığı düşünülüyor.


Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri de DEHB belirtileri ile fiziksel engellilik arasındaki güçlü bağdır. Araştırmacılar, çocuklukta yüksek DEHB puanı alan yetişkinlerin, fiziksel hastalıklar nedeniyle iş hayatında veya günlük aktivitelerinde kısıtlanma yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu saptadı. Bu durumun özellikle kadınlarda daha belirgin olması, toplumsal faktörlerin rolüne işaret ediyor. Kadınların DEHB belirtilerinin genellikle göz ardı edilmesi ve destek mekanizmalarına erişememeleri, uzun vadeli stres yükünü artırarak fiziksel sağlığı daha sert bir şekilde etkiliyor.


Hastalık riskinin artışındaki mekanizmalar incelendiğinde; yüksek sigara kullanımı, artan vücut kitle endeksi (BMI) ve kronik psikolojik stresin kilit rol oynadığı görülüyor. DEHB’li bireylerin dürtüsellik nedeniyle zararlı alışkanlıklara daha yatkın olması ve planlama güçlüğü sebebiyle düzenli sağlık kontrollerini aksatmaları, sağlığın bozulmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca, eğitim hayatındaki zorlukların daha düşük gelirli işlere ve dolayısıyla daha kısıtlı sağlık hizmetlerine yol açması, bu "sağlık eşitsizliği" döngüsünü besleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.


Uzmanlar, DEHB’nin sadece çocuklukta yönetilmesi gereken bir "öğrenme güçlüğü" değil, ömür boyu izlenmesi gereken bir sağlık durumu olduğunun altını çiziyor. Profesör Joshua Stott, DEHB’li bireylerin doğru destekle çok başarılı hayatlar sürebileceğini ancak teşhis ve destek eksikliğinin orta yaşlarda ağır bir fiziksel fatura çıkardığını belirtiyor. Kamu sağlığı stratejilerinin, DEHB’li yetişkinler için tarama programlarını ve sağlık izleme sistemlerini çok daha erişilebilir hale getirmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.


Bu haberi paylas:
Paylas