30 Nisan'da Critical Care'de yayınlanan yeni araştırmaya
göre, COVID-19'lu hastaların kanında suPAR olarak bilinen çok yüksek bir
proteinin seviyesi ciddi solunum yetmezliğinin bir göstergesi olabilir.
Rush Üniversitesi Tıp Merkezi suPAR'ın COVID-19'lu
hastalarda ventilatörlere olan ihtiyacın potansiyel bir belirleyicisi
olabileceğini öne sürmektedir. Rush'da Dâhiliye Bölümü başkanı olan Doktor Jochen
Reiser, "Plazma suPAR düzeyi ne kadar yüksek olursa, bu hastaların akciğerlerinde daha kötü sonuç olacağını
göstermektedir. SuPAR seviyesi ne kadar yüksek olursa, hastaların entübasyona
ihtiyaç duydukları süre o kadar kısa olur." Diyor.
Reiser'in araştırma ekibi, COVID-19’u olan 15 Rush
hastasında suPAR seviyelerini test etti. Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi 57
hastada suPAR düzeyini ölçmüş ve klinik seyirlerinide takip etmiş. Entübasyon
süresi takip edildiğinde, plazma suPAR'ı daha yüksek olan hastalarda sürenin
daha kısa olduğu bulundu. Reiser suPAR ve solunum yetmezliği arasındaki
bağlantının COVID-19'lu hastaların yönetilmesine yardımcı olmanın bir yolunu
önerdiğini söylüyor.
Reiser, "SuPAR'ı COVID-19 teşhisinin bir parçası olarak
ölçersek, kimi daha fazla hastanede tutup izleyeceğimizi ve kimi eve
göndereceğimizi bilebiliriz. Plazma suPAR seviyeleri bize hastalığın seyri
hakkında bir pencere açarak, gelişmiş bir izleme imkânı ve destekleyici
tedavilerin erken uygulanmasına izin verir." dedi. Bu araştırmanın
bulguları, COVID-19 ile ilişkili organ işlev bozukluğunda suPAR'ın rolü
hakkında yeni sorular ortaya koymaktadır.
New England Tıp Dergisi'ndeki iki yayında çözünebilir
ürokinaz plazminojen aktivatör reseptörü, yani diğer adıyla suPAR’ın akciğerlerdeki
endobronşiyal ağaçta ve kemik iliğindeki bağışıklık hücreleri tarafından
üretilir ve art arda böbreklere zarar verdiği gösterilmiştir. Reiser'in
araştırmaları, kronik yüksek kan seviyelerinin kronik böbrek hastalığı gelişimi
ile bağlantılı olduğunu ayrıca yüksek plazma suPAR'ın da akut böbrek hasarı
riskini arttığını gösterdi.
Bildirildiğine göre, şiddetli COVID-19'lu artan sayıda hasta
da böbrek problemleri geliştirmektedir, bu da araştırmacıları COVID-19, suPAR
ve böbrek hastalığı arasındaki bağlantıyı araştırmaya yönlendirmektedir.