Kalpteki Gizli Hasar Onlarca Yıl Sonra Demans Riskini Artırıyor

Kalpteki Gizli Hasar Onlarca Yıl Sonra Demans Riskini Artırıyor
Demans genellikle beyinle ilişkilendirilen bir hastalık olarak düşünülür, ancak yeni bulgular kalbin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını gösteriyor. İngiltere’de yapılan kapsamlı bir araştırma, orta yaşta belirti vermeyen kalp hasarlarının onlarca yıl sonra demansa yol açabileceğini ortaya koydu. 25 yıl boyunca yaklaşık 6.000 kişi üzerinde yürütülen çalışma, kalp, kan ve beyin arasındaki bağlantıya dair güçlü ipuçları sunuyor.


University College London (UCL) araştırmacıları, kalp krizi teşhisinde kullanılan kardiyak troponin I adlı proteine odaklandı. Katılımcıların hiçbirinde belirgin kalp hastalığı belirtisi yoktu, ancak troponin seviyeleri normalden biraz yüksekti. Bu küçük fark bile büyük bir sonuç doğurdu: Troponin seviyesi en yüksek olan bireylerin, 25 yılın sonunda %38 daha fazla demans riski taşıdığı belirlendi. Üstelik bu ilişki, cinsiyet, etnik köken ve eğitim gibi faktörlerden bağımsız olarak devam etti.


Araştırmacılar, kanda görülen bu erken kalp hasarı belirtilerinin, demans teşhisi konmadan 25 yıl önce ortaya çıktığını tespit etti. UCL’den Profesör Eric Brunner, orta yaşta görülen kalp sağlığı bozukluklarının ilerleyen yıllarda demans riskini artırdığını belirterek, “Kalp hastalığı, felç ve demans için ortak risk faktörlerini –örneğin yüksek tansiyonu– kontrol altına almak, hem kalp-damar hastalıklarını hem de demansı yavaşlatabilir,” dedi.


Araştırma kapsamında 641 kişinin beyin taramaları da incelendi. Troponin seviyesi yüksek olanların hipokampus (bellek merkezi) hacminin daha küçük olduğu ve genel gri madde miktarının azaldığı gözlemlendi. Bu kişilerde beyin hacmindeki azalma, yaklaşık üç yıllık yaşlanmaya denk geliyordu. Yani yüksek troponin seviyesine sahip bireylerin beyinleri, biyolojik olarak daha hızlı yaşlanıyordu.


Katılımcılara zaman içinde hafıza ve muhakeme testleri uygulandığında, troponin seviyesi yüksek olanlarda zihinsel becerilerin daha hızlı azaldığı belirlendi. 80 yaşına geldiklerinde bu kişiler, zihinsel keskinlik açısından akranlarından ortalama 1,5 yıl, 90 yaşında ise yaklaşık 2 yıl gerideydi. Bu fark küçük görünse de, toplum genelinde bağımsızlık ve yaşam kalitesi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği belirtiliyor.


British Heart Foundation’dan Profesör Bryan Williams, bu çalışmanın kalp ve beyin sağlığının birbirinden ayrılmaz olduğunu hatırlattığını vurguladı. “Orta yaş, kalp ve beyin sağlığı açısından hassas bir dönem. Bu yaşta başlayan hasar, sonraki yılların gidişatını belirliyor,” dedi. Uzmanlara göre tansiyonu, kolesterolü ve kiloyu kontrol altında tutmak, aktif kalmak ve sigaradan uzak durmak, hem kalbi hem de beyni korumanın en etkili yolları.


Bilim insanları, demans vakalarının yaklaşık %17’sinin kalp sağlığına yönelik önlemlerle önlenebileceğini veya geciktirilebileceğini belirtiyor. Bu nedenle, orta yaşta yapılan kalp kontrolleri yalnızca kalp krizini değil, gelecekteki bilişsel çöküşü de önlemenin anahtarı olabilir.


Bu haberi paylas:
Paylas