Kısırlıkta Yapay Zeka Devrimi

Kısırlıkta Yapay Zeka Devrimi
Tıp dünyası, yapay zekanın astronomi biliminden ödünç alınan bir algoritma sayesinde kısırlık tedavisinde imkansızı başardığı yeni bir teknolojiyle çalkalanıyor. Columbia Üniversitesi tarafından geliştirilen "Star" (Sperm Takip ve Geri Kazanım) sistemi, sperm sayısının yok denecek kadar az olduğu ve geleneksel yöntemlerle "kısır" teşhisi konulan erkeklerde, numuneler içindeki tek bir sperm hücresini bile tespit edebiliyor. Bu teknoloji, özellikle ejakülatında hiç sperm bulunmayan (azospermi) ve biyolojik çocuk sahibi olma şansının %0 olduğu söylenen çiftler için yeni bir umut ışığı haline geldi.


Sistemin arkasındaki mantık, astronomların devasa gökyüzü verileri içinde yeni yıldızları keşfetmek için kullandığı yapay zeka algoritmalarına dayanıyor. İnsan gözünün mikroskop altında saatlerce arayıp bulamadığı nadir sperm hücrelerini, Star sistemi saniyede 300 görüntü analiz ederek milisaniyeler içinde teşhis edebiliyor. Mikroakışkan çipler içinden geçen numuneleri tarayan bu teknoloji, sperm hücrelerini kirlilik ve hücre kalıntısı denizinden yüksek hassasiyetle ayıklayarak robotik kollar yardımıyla zarar vermeden topluyor.


Araştırmalar, Star sisteminin insan elinden 40 kat daha fazla sperm bulabildiğini ve bugüne kadar kullanılan 175 hastanın yaklaşık %30'unda, daha önce "hiç sperm yok" denilmesine rağmen canlı hücre bulmayı başardığını gösteriyor. Özellikle Klinefelter sendromu gibi genetik durumlar nedeniyle testislerden cerrahi müdahale ile alınan dokularda, insan gözünün gözden kaçırdığı mikro düzeydeki spermler bu sayede gün yüzüne çıkarılıyor. New Jersey'li bir çiftin bu yöntemle elde edilen tek bir embriyo sayesinde hamile kalması, teknolojinin klinik başarısının en somut örneği olarak kayıda geçti.


Yapay zeka sadece sperm bulmakla kalmıyor; tüp bebek süreçlerinde (IVF) yumurtalık uyarımı için kişiselleştirilmiş hormon dozajlarının hesaplanmasında ve en sağlıklı embriyonun seçilmesinde de aktif rol oynuyor. Ancak uzmanlar, bu teknolojinin sunduğu "mutlu son" vaadinin suiistimal edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Warwick Üniversitesi'nden uzmanlar, sistemin başarısının henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve geniş çaplı klinik testlerin, veri gizliliği protokollerinin ve uzun vadeli sonuçların takip edilmesinin etik açıdan zorunlu olduğunu vurguluyor.


Yakın gelecekte bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla, baba olma şansı "mucizelere" kalmış erkeklerin biyolojik çocuk sahibi olabilmesi standart bir prosedür haline gelebilir. Bilim insanları, gökyüzündeki yıldızları arayan algoritmaların artık yeryüzünde yeni hayatların başlamasına vesile olmasından büyük gurur duyduklarını ifade ediyor.


Bu haberi paylas:
Paylas