Araştırmacılar, SARS ve COVID-19'a yanıt olarak üretilen
antikorların çapraz reaktif olduğunu ve fare hücrelerinde koruyucu olmadığını
buldu.
Araştırmaya göre, COVID-19 pandemisine neden olan ciddi akut
solunum sendromu koronavirüs (SARS-CoV) veya SARS-CoV-2 ile enfekte olan
hastalar, diğer koronavirüslerede bağlanan antikorlar üretir ancak çapraz
reaktiftir. Bunun sonucunda koronavirüse karşı oluşan antikorlar, hücre kültürü
deneylerinde diğer koronavirüs tiplerine karşı çapraz koruyucu olmadığı ortaya
çıktı. Araştırmacılar, bu tür
antikorların insan vücudunda çapraz koruma sağlayıp sağlamadıklarını ve virüsün
çapraz koruyucu bir bağışıklık tepkisini indüklemek için kritik olan
kısımlarını tanımlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu yani
belirsizliğin sürdürdüğünü söylüyorlar.
SARS-CoV olarak bilinen şiddetli akut solunum sendromu
(SARS) virüsü, genomik nükleotit sekansı kimliğinin yaklaşık yüzde 80'ini
SARS-CoV-2 ile paylaşır. İki koronavirüs de hücrelere aynı şekilde girer ve
enfekte eder. Bu işlem sırasında, koronavirüsün yüzeyinde bulunan Spike (S)
proteininin reseptör bağlanma alanı (RBD), anjiyotensin dönüştürücü enzim 2
(ACE2) adı verilen bir insan hücre reseptörüne bağlanır ve viral füzyonu
tetikler.
Hong Kong Üniversitesi'nden yazar Chris Mok, “Bulgularımız
şu anda sınırlı da olsa, koronavirüslere karşı geniş çapta nötralize edici
antikorların insan bağışıklık sisteminde yaygın olarak üretilemeyebileceğini
düşünüyoruz. İleride, monoklonal antikor (mAb) keşfi ve karakterizasyonu, kısa
vadede SARS-CoV-2 aşısının yanı sıra uzun vadede çapraz koruyucu bir
koronavirüs aşısının geliştirilmesi için çok önemli olacaktır ”dedi.
Geçmiş çalışmalar, SARS-CoV'e karşı koruyucu antikorların
RBD'ye bağlandığını göstermiştir. Bununla birlikte, SARS-CoV-2 enfeksiyonunun
neden olduğu antikor yanıtı hakkında nispeten az şey bilinmektedir. SARS-CoV
ile enfeksiyonun, SARS-CoV-2'ye karşı antikor tepkisini nasıl etkilediği de
belirsizdir. Bu nedenle araştırmacılar, bu sorulara ilişkin fikir sahibi
olmanın SARS-CoV-2 için etkili bir aşının geliştirilmesine rehberlik
edebileceğini ve böyle bir aşının benzer virüslere karşı çapraz koruma yapıp
yapmayacağına ışık tutabileceğini söylüyor.
Hong Kong Üniversitesi'nden üst düzey çalışma yazarı Malik
Peiris, “Yarasalarda hala dolaşan ilgili virüsler var ve bunlardan herhangi
birinin gelecekte insan sağlığını da tehdit edip edemeyeceği belli değil. Bu
nedenle, bu virüslerden birinin enfeksiyonunun diğerine karşı çapraz koruma
sağlaması önemli bir sorudur.” dedi.
Araştırma ekibi çalışmalarında, Hong Kong'daki 15 SARS-CoV-2
enfekte hastadan semptomların başlamasından 2 ile 22 gün sonra alınan kan
örneklerini analiz etti. Sağlıklı kontrollerden alınan kan numuneleri ile
karşılaştırıldığında, semptomların başlamasından 11 gün sonra hastalardan
toplanan beş numunede, hem SARS-CoV-2 hem de SARS-CoV üzerindeki RBD'ye ve S
proteinin diğer kısımlarına bağlanabilen antikorlar tespit ettiler.
Araştırmacılar ayrıca SARS-CoV enfeksiyonundan üç ila altı
ay sonra yedi hastadan toplanan kan örneklerini analiz ettiler. Sağlıklı
kontrollerden alınan kan örnekleri ile karşılaştırıldığında, hastalardan
toplananların SARS-CoV-2 üzerinde RBD'ye ve S proteinin diğer kısımlarına
bağlanabilen antikorlar vardı. Birlikte ele alındığında, bu bulgular, bir koronavirüs
ile enfeksiyonun, diğer koronavirüs üzerindeki S proteininin hem RBD hem de RBD
olmayan bölgelerine bağlanabilen antikorların üretimini indüklediğini
göstermektedir.
Araştırmacılar hücre kültürü deneylerini kullanarak,
SARS-CoV-2 ile enfeksiyonun, konakçı hücreleri koruyan SARS-CoV-2'ye özgü
nötralize edici antikorları indükleyip indüklemediğini test ettiler.
Semptomların başlamasından 12. günde veya daha sonra toplanan 11 kan örneğinin
hepsinde SARS-CoV-2'ye karşı nötralize edici antikorlar vardı. Bununla
birlikte, sadece bir kan örneğinde SARS-CoV'ye karşı çapraz nötralize edici
antikorlar vardı ve bu cevap çok zayıftı. Benzer şekilde, SARS-CoV ile enfekte
olmuş hastalardan alınan beş kan örneğinde bu virüse karşı nötralize edici
antikorlar vardı, ancak hiçbiri SARS-CoV-2'yi çapraz nötralize edemedi.
Farelerde yapılan ek deneyler hastalardan elde edilen bulguları destekledi.
Şimdilik, araştırmacılar klinik çıkarımların belirsiz
olduğunu söylüyorlar. Scripps Araştırma Enstitüsü'nden üst düzey çalışma yazarı
Ian Wilson, “Antikora bağımlı artışın SARS-CoV-2 enfeksiyonunda rol oynayıp
oynamadığını gelecekte dikkatle incelemek gerekiyor. Bu sorunun ele alınması
güvenli ve etkili bir evrensel koronavirüs aşısı geliştirmek için kritik
olacaktır.” Dedi