Bir grup araştırmacı, SARS-CoV-2'nin fekal-oral iletim
yoluyla yayılamayabileceğini, ancak gastrointestinal sistemi TMPRSS2 ve TMPRSS4
enzimleri yoluyla enfekte edebildiğini buldu.
Yeni bir çalışma, COVID-19 pandemisinden sorumlu virüs olan
SARS-CoV-2'nin fekal-oral iletim yoluyla yayılmayabileceğini, ancak insan
sindirim sistemine bulaşabileceğini düşündürmektedir. Araştırma, ABD'deki
Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi bilim adamları tarafından yönetilen
uluslararası bir ekip tarafından yürütülmüştür.
Yazarlara göre, analizleri, simüle edilmiş insan gastrointestinal
(GI) sıvıdaki bağırsak hücrelerinin çalışmasını COVID-19'lu hastalardan alınan
fekal numune analizleriyle birleştiren türünün ilk örneğidir. Araştırmacılar,
COVID-19'lu 10 hastadan alınan dışkı örneklerinde herhangi bir bulaşıcı
SARS-CoV-2 virüsü tespit etmediler, ancak bu örneklerin üçünde yüksek
seviyelerde viral RNA tespit ettiler.
Sonuçlar, önceki SARS-CoV-2 enfektivite çalışmalarında rol
oynayan TMPRSS2 ile ilişkili protein sindirici enzim TMPRSS4'ün bağırsak
hücrelerine viral girişi kolaylaştırabildiğini göstermektedir. Bu nedenle
yazarlar, iki enzimi bloke etmek umut verici bir tedavi stratejisi olabilir
diyor. Özellikle pankreatiti tedavi etmek için Japonya'da onaylanmış bir ilaç
olan camostatta zaten bir TMPRSS2 inhibitörü bulunması bunu doğruluyor.
Şimdiye kadar COVID-19 hastalarının yaklaşık yüzde 50'sinde
neden ishal ve diğer GI semptomlarının görüldüğünü açıklamaya çalışan Ruochen
Zang ve arkadaşları, sağlıklı insan hastalardan alınan bağırsak epitel
hücrelerini veziküler stomatit virüsü (VSV) ve SARS-CoV-2 kimerasına( Bulaşıcı
viral patojenleri araştırmanın güvenliğini arttırmak için yaygın olarak
kullanılan hibrit bir yapı) maruz bıraktılar. Araştırmacılar, hem kimerik hem
de vahşi tip virüslerin, TMPRSS4 ve TMPRSS2'nin yardımıyla insan bağırsak
hücrelerinde hızlı bir şekilde enfekte edebileceğini ve çoğalabileceğini buldular.
Bununla birlikte, ilave deneylerde, floresan etiketli vahşi
tip SARS-CoV-2, simüle edilmiş insan kolon sıvısına maruz kaldığında
enfektiviteyi hızla kaybetti ve 24 saat sonra tespit edilemedi. Simüle edilen
ince bağırsak sıvıları, deterjan aktivitesine sahip bir safra asidinin
varlığında ise SARS-CoV-2'yi hızlı bir şekilde inaktive etmedi. Araştırmacılar,
COVID-19'lu 10 hastadan alınan sınırlı dışkı örneklem büyüklüğünün, COVID-19'un
fekal-oral iletimini kesin olarak dışlamalarını önlediğini belirtiyor. Araştırmacılar,
gelecekteki çalışmalarda, enflamatuar bağırsak hastalığı gibi altta yatan
durumların SARS-CoV-2 enfeksiyonunun klinik sonuçlarını etkileyip
etkileyemeyeceğini değerlendirmeyi planlıyorlar. Çalışma Science dergisinde
yayınlandı .
Not: Kimera, iki farklı genotipli tek bir organizmayı
tanımlayan genetik terimdir.