Sosyal Risk Faktörleri Uzun COVID Riskini Üç Katına Çıkarıyor

Sosyal Risk Faktörleri Uzun COVID Riskini Üç Katına Çıkarıyor
Mass General Brigham araştırmacıları, finansal zorluk, gıda güvensizliği, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği gibi sosyal risk faktörlerinin uzun COVID riskini iki ila üç kat artırdığını ortaya koydu. “Uzun COVID”, COVID-19 enfeksiyonundan en az üç ay sonra devam eden veya ortaya çıkan geniş yelpazede belirtileri ifade ediyor. Bu yeni çalışma, Annals of Internal Medicine dergisinde yayımlandı.


Araştırma, ABD genelinde 33 eyalet, Washington D.C. ve Porto Riko’dan 3.700 yetişkin üzerinde gerçekleştirildi. Katılımcılar, Omicron varyantı döneminde COVID-19’a yakalandıktan sonra sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendiren bir anket doldurdu ve altı ay sonra uzun COVID semptomlarını bildirdiler. Sosyal risk faktörleri; ekonomik istikrarsızlık, eğitim ve dil engelleri, sağlık hizmeti erişim sorunları ve toplumsal destek eksikliği olarak sınıflandırıldı.


Veriler, bu sosyal risk faktörlerinin neredeyse tamamının uzun COVID riskini anlamlı derecede artırdığını gösterdi. Ayrıca birden fazla sosyal risk faktörüne sahip bireylerde risk kademeli olarak yükseliyordu. Hane halkı kalabalıklığının fazla olduğu bölgelerde yaşayanlarda da uzun COVID’e yakalanma ihtimali daha yüksek bulundu.


Araştırmada, ırksal veya etnik azınlık gruplarında sosyal risk faktörlerinin daha yaygın olduğu görüldü. Ancak bu faktörlerin, beyaz, siyah ve Hispanik katılımcılarda uzun COVID riskini benzer şekilde etkilediği tespit edildi. Bu, sosyal koşulların biyolojik kökenden bağımsız olarak belirleyici olduğunu gösteriyor.


Araştırmacılar, ilerleyen dönemde bu bulguların çocuklarda da geçerli olup olmadığını, ayrıca uzun COVID’in belirli semptomlarının hangi sosyal faktörlerle bağlantılı olabileceğini incelemeyi planlıyor. Uzmanlar, uzun COVID ile mücadelede yalnızca tıbbi değil, sosyal faktörlere yönelik müdahalelerin de kritik olduğunu vurguluyor.


Bu haberi paylas:
Paylas