Organ Nakli Reddi Önlemede Yeni Umut: Doğuştan Gelen Bağışıklık Sisteminin Doğal Freni Keşfedildi

Organ Nakli Reddi Önlemede Yeni Umut: Doğuştan Gelen Bağışıklık Sisteminin Doğal Freni Keşfedildi
Organ nakli reddini önlemeye yönelik mevcut tedaviler, temel olarak adaptif bağışıklık sisteminin bir parçası olan T hücrelerini baskılamaya odaklanıyor. Ancak vücudun ilk savunma hattı olan ve nakil sonrası erken iltihaplanmayı tetikleyen doğuştan gelen bağışıklık sistemi, modern tedaviler tarafından büyük ölçüde hedef alınmamış durumda. Mass General Brigham'daki araştırmacılar, doğuştan gelen bağışıklık sistemi içinde doğal bir "fren" mekanizması keşfetti: inhibitör reseptör Siglec-E (SigE) ve bunun insanlardaki karşılıkları olan Siglec-7 ve Siglec-9. Bu reseptör, reddi tetikleyen bağışıklık hücrelerinin aşırı aktivasyonunu önlemeye yardımcı oluyor. Bu fren mekanizması eksik olduğunda, iltihaplanma kötüleşir ve preklinik modellerde daha hızlı reddedilmeye yol açıyor. Önemli olarak, daha yüksek Siglec-7 ve Siglec-9 seviyelerine sahip transplant hastaları daha iyi greft sağkalımı gösterdi, bu da bu yeni yolun yeni tedaviler için umut verici bir hedef olduğunu vurguluyor.


Massachusetts Genel Hastanesi (MGH) Böbrek Nakli Tıbbi Direktörü Dr. Leonardo Riella, on yıllardır reddi önlemek için neredeyse yalnızca T hücrelerini kontrol etmeye odaklandıklarını belirtti. Ancak araştırmalarının, doğuştan gelen bağışıklık sisteminin hayati bir rol oynadığını gösterdiğini vurguladı. Dr. Riella, Siglec-E gibi doğal inhibitör yolları kullanarak, nakledilen organları genel bağışıklık sağlığını tehlikeye atmadan koruyan daha güvenli ve daha hassas tedaviler geliştirebileceklerini ifade etti.


MGH Transplantasyon Bilimleri Merkezi'nden Dr. Thiago J. Borges liderliğindeki araştırmacılar, çalışmalarını yürütmek için Siglec-7 ve Siglec-9'un faredeki karşılığı olan SigE'nin rollerini incelemek üzere kalp, böbrek ve deri nakli yapılan fare modellerini kullandı. SigE eksikliği olan alıcılarda akut reddedilme hızlandı ve iltihaplanma arttı. Araştırmacılar ayrıca insan transplant biyopsilerinden alınan örneklerdeki reseptör seviyelerini de inceledi ve daha yüksek reseptör seviyelerinin iyileşmiş allogreft sağkalımı ile ilişkili olduğunu buldu. Bu da farelerdeki bulguların insanlarda organ nakillerine uygulanabileceğini düşündürüyor.


Dr. Riella, bu keşfin, bağışıklık sisteminin her iki kolunu da hedef alan yeni nesil tedavilerin önünü açtığını ve daha uzun süreli transplant başarısı için umut sunduğunu, aynı zamanda ömür boyu süren immünosüpresyon ihtiyacını azaltabileceğini belirtti. Bu çalışma, organ nakli alan hastaların yaşam kalitesini artırma ve nakil sonrası komplikasyonları en aza indirme potansiyeli taşıyan önemli bir ilerleme olarak değerlendiriliyor.


Bu haberi paylas:
Paylas